Kayıtlar

'' Onlar Hep Yanım da''

Resim
 Yorulmuşum... Aslın da bugün pek bir işte yapmadım, yoğunlukta azalmıştı hâlbuki! Kapıyı açtım. Üstümdekileri çıkarıp banyoya geçtim. Sıcak suyun altına girdim. İnşallah vücudumda ki ağrılara iyi gelir. Ayaklarım güçsüzleşmiş mi? Ne ara bedenim bu kadar yorgun düştü. Kuvvetim kesildi. Yüzümde solmuş sanki!  Aynada ki kim? Hem tanıdık geliyor hem de bir o kadar uzak. Nefesimde kesilecek gibi kalbim ağrıyor. İnsanın kalbi ağrıyor muydu? Savaş halinde gibi. Atıp atmama arasında kararsız. Biraz uzanmam lazım! Kendime gelirim ama önce yatıp dinlenmeliyim. Sanki yıllardır uykusuz kalmış gibiyim...Ne tuhaf demi! Doğumdan sonra aylarca 1 saat uyusam ''Şükürler Olsun!'' deyip, sanki günlerce uyumuş gibi hissederdim. Hayat mı deniliyor şimdi buna? Ya da zaman mı? Zaman hep acı göstermişti ama.. Bu sefer ki neydi? Acı, gerçek, kabulleniş, yok sayma; hangisi? Yorganın altına girip, kafama kadar örtündükten sonra yastıkla bütünleşmemle dalmışım. Kapıdan içeri biri girdi hatta 2 iki...

Bir umut

Resim
Nikos Kazancakis; Dünyada çiçek, çocuk ve kuş olduğu sürece korkma; her şey yolunda demektir.

Hayat aslında;BİTTİ derken BAŞLAR

Yaşandı,geride kaldı ve bitti... Üç kelime değil miydi;bizi ayakta tutmasına sebep olan yada koca dağları bile yıkmaya neden olan güçe sahip!Şimdi hangi evresindeyiz yada içimizde yaşadığımız anıların(hayal kırıklıklarımızın,umutlarımızın tükenişinin) hangi seviyesindeyiz ki haykırıp kurtulmak istiyoruz!Peki ummadığınız anda dönüp içinize sora biliyor musunuz gerçekten GEÇTİ mi? Geçmiyor istediğiniz kadar nutuklar atıp,roman olacak kadar yazılar yazın geçmiyor.Hep kalıyor bir yerde.. Ummadığınız anda geride kaldı,bitti derken çıkıyor.Belki aynı acıyı vermiyor,aynı kalp atışı olmuyor ama hala yanıyor içinizde bir yerler.Hala sızlıyor kalbinizin bir köşesi. Ya kalan sevginizdendir yada yaşanmışlıkların verdiği acınası duygudan dolayıdır.  Ben her şekliyle  kabul  edip kaldırdım rafa!Belki aklıma geldikçe,açıp bakar göz geçiririm.Kendime  kılavuz  yaparım ama o olgunluğa,o kudrete ne zaman sahip olurum bilmiyorum.Tek bildiğim onunla  beraber  gömdü...

sevdim seni..

Elimin içinde tutup,sımsıkı kapadım parmaklarımı.... İyisi de vardı kötüsü de!Gerçi sana dair her şey iyiydi,güzeldi,mükemmeldi. Hiç sahip olamayacağım sıcaklığın,gülüşün,bakışların ve kokundu,ellerimin arasında sakladığım. Kimselere açamadığım gizli yaramdın!Çoğu zaman kendime bile açamazdım... Sakınırdım,kıskanırdım! Kimseye söyleme ama aslında korkardım! Senden,sana dair her şeyden mahrum kalmaktan korkardım! Ama yinede her şeye inat delice severdim.Öyle bir sevgiydi ki bu;ne kimseye anlatılabilecek nede sana göstere bilecek. Hani insanı ayakta tutan tek şey kalptir ya!O atmazsa,kan pompalanmazsa insan ölür,yaşayamaz İşte benimki de öyle! Tek fark ne biliyor musun sevdiğim? İnsanı yaşatan kalp,beni yaşatan ise sendin! Beni ayakta tutan senin varlığın ve damarlarımda dolaşan ise sadece sevgin. Sen bilmesen de anlamasan da aslında ben senden ibarettim... Şaka değil gerçek,inan buna! Yoksa!Yoksa çeker miydim bunca eziyeti,acıyı,göz yaşını. Yoksa izin verir miydim hayat...

Kim miydim?

Resim
Yemyeşildim.Kıskanırdı herkes beni.Hele yağmur yağdığı zaman o su taneciklerinin damarlarımın arasında akıp gitmesi ayrı bir özellik taşırdı.Müziğin derinliklerine kendini kaptırmış,aşkla dans eden dansçı gibi;bütün damarlarımda ayrı bir edayla dolaşır ve akar giderdi.Güneşin en güzel,aydınlık hali üzerime doğduğu zaman her zamankinden daha güzel,canlı ve aydınlık dolu neşeyle süzülürdüm. Sonra ince bir hastalığa yakalandım.Tedavisi yoktu!Zamanla bütün olduğum dalımdan yavaş yavaş ayırmaya başladı.Solmaya başladım.Eskisi gibi güzelliğim,canlılığım kalmamıştım.Herkesin imrendiği ben şimdi kimsenin umrunda bile değildim.Zayıfladım.Eski gücüm yoktu artık.Rüzgara doğru dimdik duran ben şimdi kokar,ürperir olmuştum. O gün geldi.Yemyeşil rengim yerini sapsarı bir hale bırakmıştı.Damarlarımın gücü buruş,güçsüz hale döndü.Eskisi gibi rüzgara kafa tutamaz oldum.Her esen yelde biraz daha dalımdan kopar oldum.Sonra bir gün;o çok sevdiğim dalımdan kopup yere düştüm. Sonra ne mi o oldu!Beni...

Zor Olucak Biliyorum

Aşk... Asırlara destan olmuş,bütün kudretle peşinden koşup direktiğimiz,bedenimizi esir alan ve daha nice yaşanmışlıklara sebep olan duygu!Sahip olup heycanını tadmak istediğimiz,kah mutluluktan havalar uçuran,güldüren kah acıdan diri diri mezara gömen,ağlatan;hayatın iki yüzünü de aynı anda görmemizi sağlayan esaretlik. İki kişiydik!Farklı zamanda,farklı yerlerde,farklı kişilerle yaşadık hikayemizi.Yarım kalmıştı.Denize bakan balkonda oturmuş öylece etrafı izliyorduk.Bir ara gökyüzünde ki yıldızları izleyip,sonra ona döndüm.Öylece durmuş bakıyordu.Gözleri dolmuştu.Bir kaç gündür yaşanlardan sonra adını koyamadığımız bir ilişkinin içerisindeydik ve bu durum onu fazlasıyla zor duruma sokmuştu.Anlaşılmıcak gibi değildi.Çünkü aynı şeyleri bende yaşıyordum.Her şey ortadaydı ama adı yoktu yada biz tanımlayamıyorduk.. Başımı tekrar gökyüzüne kaldırıp,en parlak olan yıldıza ve yanında ki sönük olan yıldıza bakıyordum... -Aşk...Ne tuaf bir duygu!Beynini,kalbini,bütün bedenini esir alm...

Gerçek Olan Hangisi

İnsan geçmişin üstüne gelecek kurup yaşayamazmış!Bunu öğrendim sen yokken...Acı verdi,canımı yaktı ama öğretti.Hayat bu değil mi?Öğrenmek istediğin her şeyin en açık ve buruk halini gösteren zaman dilimi...Geçer gider.Yapabileceğin bir şey yoktur sadece bakakalırsın. En azından benim düşündüklerim buydu.Öğrene bildiğim yada öğrendiğimi zannedip de,bunca zaman kendimi kandırdım.Bilmiyorum... Ben ona bildiğim sandığım gerçeği söylerken o bana: -''Geçmişin olmadan hiç bir geleceğin olmaz.Geçmişin üzerine geleceğini kurar ve yaşarsın'' dedi... Doğru mu?Yani benim doğru bildiğim yanlış mı?O mu haklıydı ben mi?Kendimi mi kandırmıştım ben! Ona kızmak için olmayan bir sebep,hayatımı düzene girmesini isterken bir engel ve yılların getirdiklerini kendi içim de ağırlığını hafifletmek için var olmasını istediğin bir ... bir,bir.... Siz biliyor musunuz?Doğru olan hangisi? ''İnsan geçmişinin üstüne gelecek kurup yaşayamaz mı?'' yoksa ''İnsan geçmiş...

BÜTÜNLEŞEN DUYGULAR.........

İğrenç insanların;iki yüzlülükleri,kahpelikleri,adalet diye tanıttıkları adaletsizlikleri vardı...Kendi sundukları oyunları kendi kılıflarına uydurmuşlardı.Seyircilerin müdahale etme hakkı yoktu!Sadece çaresizce izlemekle yetiniyorlardı. Çünkü;kendi düşüncelerinde onlara ait bir dünya kurmuşlardı yada gördüklerini görmek istemediklerinden,hayallerinin hüsranla sonuçlanmamasından dolayı öyle kabul etmek istemişlerdi... Benim dünyam da bu oyunların içinde küçük bir senaryoydu.Önceleri seyirci olarak izlemekle yetiniyordum.Bu küçük senaryonun baş kahramanı olacağımı tahmin bile edemezdim.Masumane gülüşlerinin,saf görüntüsünün,deli gibi sevgisinin,göz yaşlarının altında acımasızca oynanan oyunun bir parçası olduğumu;ezilen gururumun,yıkılan dünyamın farkında olmadan melek yüzlü şeytana,hiç düşünmeden dokunulmamış duygularımı sunmuştum. Bu küçük senaryonun içinde oynanan oyunun aslında pek fazla değeri yoktu!Önemli olan yıkılan dünyam değildi.Çünkü her şeye rağmen o dünyamı...

Bir Gün

Ey Şanssss!!! Saklandığın yerden bir gün çıkıp;uzaktan da olsa bir el salla,göz kırp,işaret yap,bir şeyler söyle ama uzaktansa olsa bir şekil de hayat çizgimin kenarından,kısa süreliğine de olsa bir geç,bir gözük olur mu? Mesela bugün,yarın,diğer gün,bir sonra ki,daha sonra ki gün ama bir gün muhakkak gözük bir yerlerden...

...Yarım Kalan Yarınlarımız...

4 ay 11 gün 8 saat 58 dakika geçti.Geçerli bir sebebi olmadan bitti...Yeni başlamıştık hikayemize.Paylaşıp,anlatabileceğimiz daha çok hayallerimiz,yarınlarımız,umutlarımız vardı! Önceleri seni görebilmek,sarılabilmek,kokunu içime çekebilmek için yumardım gözlerimi!Her kalktım rüyadan;içim biraz daha buruk,hayallerim biraz daha dağılmış ve özlemim bin kat daha artmış bir şekilde kalkardım.Ama yine de seni görebilmenin huzuru kaplardı bütün bedenimi!Sonraları acı vermeye başladı,baş edemez acı ve özlemle karşılaştım.Korktum geceleri gözlerimi yumup,rüyalarına dalmaya.Uyuma rolleri yaptım,sabahlara kadar bir o yana bir bu yana dönüp durdum.Yine ağlayarak uyandım.Seni her gördüm rüyada.Ama bu sefer özlemin,acının,öfkenin,yanlızlığın birikmiş haykırışlarını savuruyordum etrafa! Girme rüyalarıma diye;her gece yalvardım Allah'a...Biraz zaman geçti görmedim,şimdi yine başladı.Her gece yine seni görüp,hasretinle başlıyorum günlerime.Bastırmaya çalışıyorum,hükmetmeye çalışıyorum.Bilmiyor...

Görülmez Kahramanlar

Farklı zamanların aynı kahramanlarıyız.Sen kendi hikayenin,bense kendi hikayemin baş rolünde belki de fark edilmeyen figüran rolünde oynuyoruz.... Olumlu yada olumsuz bütün davalarda yargılanıyoruz.Neden,niçinler yok,sebeplerin önemi yok sadece infaz var.Kendimiz dışında yetmeye çalıştığımız bütün davalarda müebbet hapis yada idamla sonuçlanıyor.Dönüp geriye bakamıyoruz sadece kaybettiklerimizin yanı sıra aldığımız cezanın nedenini bilmeden yediğimiz hükme üzülüp,kendimizi kahrediyoruz.Önem verdiklerimizin listesini tutmaya kalksak belki sayfalar yetmez belki de tek bir sayfaya bile sığmaz.Çabalarımız,emeklerimiz,gözyaşlarımız bir hiç misali kaybolur gider. Unuttuğumuz,bize asıl lazım olan benliğimiz ise onca oyunun içinde bir kere bile olsa öne çıkmaz.Düşünülmez,akıla gelmez...O korkumuzla yüzleşmeye kalktığımız da,geriye dönüp bakma istediğimiz zaman yüzleşiriz asıl acı olanla. Kendimiz,hayalimiz,başkaları için ertelediğimiz hayatımız bir gün çıkar karşımıza...İşte o an farkına varır...

18.08

İnsan ölüm pençesindeyken yaşadıkları gözünün önünden film gibi geçer sanırdım.Ama öyle değilmiş...Bugün kesin ve kesin anladım. Yaşadığımız o kısacak yada o kısacık zaman da çok şeyler var ya hani!İşte.İşte onlar geldi gözümün önüne...Her şeyi tekrar tekrar yaşadım.Gözlerim dolu,kalbim buruk suratım da hüzün ve mutluluk karışımı bir tebessüm...Her anı tekrar tekrar.Hiç bir detayı kaçırmadan... Ne kadar yorulsam da,güçsüz kalsam da...Neyse sen artık sadece geçmişime ait bir çizgisin!Ötesi değil....

Hayal Adası

Yarım hikayelerin,gözyaşlarının,hüzünlerin,umutların azıldığı,gücün yok olmaya ramak kaldığı yerlerden geldim... Aşk ucuz değildi.İmkansız da!Belki de inanılmak istenen ama hiç sahip olunamayan mutlulukların diyarıydı.Belli bir adı yoktu.Başlıksız hikayeler gibiydi.Kendi hikayene,yaşanmışlıklarına,gördüklerine göre sen belirler din.Herkes farklı sunardı.Kimin kaçtığı,kimin görmek istediği,kimin ise önerilerle geldiği bir dünya idi. Basit ama büyüleyen süslerle çevrili.Ağaçlar,güzellik konusunda birbiriyle yarışan çiçekler,deniz ve yeşilliğin karışık oldu tarif edilmez bir koku ve sizi tüm sıcaklığıyla kucaklayan kuş cıvıltıları karşılıyor.Her köşede,kendi halinde insanlar.Sanki hep oradaymışsınız gibi,hafif bir tebessümle: ''-HOŞ GELDİN! '' der. Güneş batmaya başladığı anda herkes koşturmaya başlar.Karanlık tamamen çöküp,dalga seslerinin tam duyulmaya başlandığı anda ateş yakılır.İnsanlar ateşin başına toplanmaya başlar.Hepsinin elinde mutlaka bir şeyler vardır.Hiç...

Ne kadar aşk? Ucuz mu sattığın bedeninden?

Kimi sevsem yalan kime güvensem aynı hikaye. önümde ıslak kağıtlar yazmaz kalemim  susmaz hıçkırıklar, beni yazdıklarımdan başka kim anlar. önce yazar sonra okurum daha çok nefret edebilmek için sevmekten.. Kimse üzemezdi hani beni? Değişen neydi hislerim mi? Yarı yolda bırakan kaderim mi? Candın canıma ömrümden ömürdün her anıma. kim anlar beni, bunu okuyanlarmı sanmam.. teslim etmeden bu canı anlamaz kimse anlatcaklarımı çok susmam senden önce neysem oyum, geçmişim bırakmadan yakamı dönmem. Verilmiş sözlerim de var dayasalar silahı kafama dönmem ben yemin etmişken sen yine gelip benim olsan dönüpde yüzüne yeniden sebebim diyemem... Ne kadar aşk? Ucuzmu sattığın bedeninden? Orkun Gümüş

Hangi Taraf?

Resim
Kuş besleyen insanlara her zaman hayran olmuşumdur!Ayrı bir özen ve beceriyle bakıp,beslerler.Bazen bunun sayısı 1 bazense 2,3,4,5 derken çoğalır.Nasıl bir duygudur bilmiyorum.Ama onlarla ilgili bir şeyler paylaştıklarında,gözlerinde ki o pırıltıyı gördükçe kıskanırım.. Emindirler!Emindirler ellerinin arasından asla kaymıyacaklarından,giderlerse de geri döneceklerinden.Aslında haklıdırlar.Kuşu ellerine alı,sever,okşar sonra alnının ortasına bir öpücük kondurur,göğe doğru salarlar.Bilmeyen insan korkar.Nasıl bıraktı der.Karşınızda ki insanın anlamadığınız,hiç tatmadığınız o tebessümüne anlam veremez,safça bulursunuz... Sonra arkanızı dönersiniz.Siz diğerlerine odaklanıp,onları seyrederken;birden kanat sesi duyarsınız.Arkanızı dönersiniz ve gönderdiğiniz yoldan,geriye dönmüş,size doğru ap ayrı bir heyecanla,bütün kuvvetiyle kanatlarınız çırpıp geri döner.Karşınızda ki insan ellerini açar;tekrar öpüp,sevip yerine bırakır.Sonra aynı tebessümle size doğru gelip,gördün mü dercesine kafas...